İLETİŞİM

 

İletişim “bilgi üretme, aktarma ve anlamlandırma”sürecidir. Pek çok etkinlik iletişim sayılabilir. Genel anlamda iletişimin gerçekleşmesi için iki sistem gereklidir. Bu sistemler iki insan, iki makine, iki hayvan vb. olabilir. İletişimde insanı ön plana aldığımızda tanımı “bireylerin birbirleri ile fikir,bilgi,haber,duygu,tutum ve becerilerini paylaşmaları”süreci olarak yapabiliriz.

            İletişim yaşamda en önemli olgulardan biridir. İnsan, diğer canlılardan farklı olarak , iletişimini geliştirmek ve incelemek şansına sahiptir. İletişim sürecinde insanların birbirleri ile etkileşimi iyi kurabilmeleri ve mesajı doğru algılayabilmeleri için etkili bir iletişim kuruması gerekir.

            İyi iletişimin ön koşulları:

İletişimin ilkeleri şunlardır:

Daha iyi anlaşılması için bu ilkeleri açmamız gerekir.

Saygı: etkili iletişim her iki insanın birbirlerini kabul edilebilir görmesi ile başlar. Saygı, bireyin bütünlüğüne değer vermektedir. Kişiyi şartsız olduğu gibi kabul etme, sosyo ekonomik durumu ve kişisel nitelikleri ne olursa olsun ön yargılı davranmamaktır.

      Hükmetme ve yargıları benimsetmeye çalışmak, saygı ilkeleri ile bağdaşmaz. Saygı kavramında insanın özüne ve özel yaşamına değer vermek esastır.

     Sınıf ortamında, öğrencileri anladığımızı ve dinlediğimizi göstermek, onlara inanıp güvendiğimizi hissettirip teşvik etmek, alay içermeyen şekilde yaklaşmak, anlamak ve anlaşılmak için çaba göstermek saygının belirtileri olabilir.

      Saydamlık: kişinin düşüncesini olduğu gibi ifade edebilmesi, içi-dışı bir olması, olduğu gibi görünebilmesi, dışa açık olmasıdır.

      İçtenlik, dürüstlük iki kavram birbirini tamamlamaktadır. Zor durumda iki kişiye rahatlıkla duyguları ifade edebilme, duygularda samimi olabilme söz konusudur. Net ve açık davranmak önemlidir. Gizemli olmamak anlaşılır olmak esastır.

      Somutluk: öğretmen-öğrenci etkileşiminde sorunu anlamak, açıkça dile getirmek, açık uçlu ve basit sorular sorabilmek, öğrencinin kendi sorununu ve sorunlarını çizmesine destek olmak somutluk demektir.

      Empati: bir insanın kendisini karşısındakinin yerine koyarak onun duygu ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır. Empati üç temel öğeden oluşmaktadır:

1)      Empati kurmak istediğimiz kişinin rolüne girmeliyiz; onon dünyasını ve bakış açısını anlayıp, onun yerine geçerek olaylara onun gözlüklerinin gerisinden bakmalıyız. O kişinin rolünde kısa süre kalmalı, sonra bu rolden çıkarak kendi rolümüze geçebilmeliyiz.

2)      Karşımızdaki kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru anlamamız gereklidir. Kişinin ne düşündüğünü, nasıl düşündüğünü ve ne hissettiğini ve nasıl hissettiğini anlamamız gerekir.

3)      Empati kuran kişinin zihninde oluşan empatik anlayış, karşısındaki kişiye iletilmesi gereken davranışıdır, o kişiyi anladığımızı mutlaka iletmek zorundayız. Bu yüz ifadesi söz ve bedenle belirtilir.

Etkin dinleme: etkin dinleme ile konunun içeriğine odaklaşma, sonuçlar çıkarma ve geri bildirim gerçekleştirilmiş olur. İletilen mesajı doğru algılanıp algılanmadığı konusunda ip uçları verir. Etkin dinleme iletişimi kolaylaştırıp sürdürülmesini sağlar. Etkin dinleme yerine; günlük hayatımızda genelde görünüşte dinleme, seçerek dinleme, saplanmış dinleme, savunucu dinleme şema odaklı dinleme ve tuzak kurucu dinlemede bulunuyoruz. Bu tür dinlemeler iletişimi olumsuz etkileyebiliyor.

   İyi bir iletişim beden dilini, beden dilini etkin dinlemeyi bir arada gerçekleştirebilir. Sözsüz iletişim de en az sözlü iletişim kadar önemlidir. Jest, mimikler, bedenimizle verilen tüm sinyaller mesajdır. Sözcükleri seçerek çok iyi şeyler söyleyebiliriz, ses tonumuz ve bedenimizin hareketleri buna eşlik etmiyorsa, mesaj söylediğimiz doğrultuda değil, bedenimizle verilen doğrultuda algılanır. Öğretmenler açısından özel önem taşıyan sözsüz iletişim, iletişim kurallarının % 80 inden fazlasını oluşturmaktadır. Bu nedenle okul ortamında öğrenciyle iletişimde sözsüz iletişim önemlidir. Genellikle ne söylediğimiz değil, nasıl söylediğimiz dikkate alınır. Göz göze iletişim sınıfta çok önemlidir. Sınıf içinde pek çok mesaj bu şekilde verilebilir.

               Olay, durum ve davranışlar karşısında neler hissettiğimizi ifade eden konuşma şekli “ben dili” dir. Eğer duygularımızı ben dili ile iletirsek karşıdaki kişilerin iyi niyetlerine ve işbirliği yapma isteklerine hitap etmiş oluruz. Ben mesajları çözüm getirmez, insanların gereken davranışı göstereceklerini varsayar ve güven ilişkisini geliştirir. Karşısındaki kişiyi direk suçlamadığı için onun savunmaya geçmesini engeller.

             Ben mesajı gönderen kişi, bir konu hakkında yaptığı değerlendirmeyi karşısındaki kişi ile paylaşmak üzere sorumluluk yüklenmektedir. Bu nedenle karşısındaki kişinin davranışı değiştirme olasılığı da yüksektir.

 

OKUL ORTAMINDA İLETİŞİM SORUNLARI ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

 

Öğretmen istenmeyen öğrenci davranışlarını önlemek için davranışlara neden olan etmeni belirlemeli ve taktik geliştirmelidir.

·        Öğretmen öğrenciye ders aktarırken sürekli izlemelidir. Önde oturan küçük bir grup ile tartışma ortamına girme sınıftaki diğerleri ile iletişimi engelleyebilir. Göz ile sınıfın tümü kontrol edilmeli, gezilerek ders anlatılmalıdır.

·        Sınıftaki öğrenciye aktif olma olanağı sağlanmalıdır. Öğrenci merkezli yöntemler tercih edilmelidir. Farklı öğrencilere söz hakkı verilmelidir.

·        Öğrencilerin derste sıkılmaması için öğretim öğrenci düzeyine uygun olmalı, materyalin anlamlı olması ve güdülenmeleri sağlanmalıdır.

·        Etkin dinleme sıkça kullanılmalıdır.

·        Öğrenci olduğu gibi kabul edilmelidir.(kızgın,öfkeli, önyargılı vb.)

·        Öğrenci sonuna kadar dinlenmeli ve yargılanmamalıdır.

·        Empati kurulmalıdır, duygular önemsenmelidir.

·        Beden diline önem verilmelidir.

·        Öğrencilere zaman ayrıldığı ve önem verildiği hissettirilmelidir.

·        “Kaybeden yok” mesajı verilmelidir.

·        Ses tonu iletişimi bozmayacak şekilde ayarlanmalıdır.

·        Olumlu sınıf ortamı yaratmak çok önemlidir. Bunun için sınıf kurallarının belirlenmesi ve istenmeyen öğrenci davranışlarının belirtilmesi gerekir. Öğrencilerin kendiliklerinden (ödül-ceza ile) öğrenmeleri zaman alacağı için önceden belirleme önemlidir. Kurallar belirlenirken öğrenci ile iletişim önemlidir. Öğretmen öğrencilerden görüş almalıdır, fazla kural olmamalıdır, öğrencilere kuralın mantıksal açıklamaları yapılıp tartışılmalıdır.

·        Öğrencilerin sıkça gösterebilecekleri yanlış davranışlar kişilikle özelleştirilmemelidir. Davranış boyutunda kalmalıdır.

·        Öğrencilerin yaş özellikleri göz önünde bulundurulmalıdır.

·        İlgi çekme, intikam alma ve güç gösterisi vb. davranış nedenleri anlaşılmaya çalışılmalıdır.

·        Uyumsuzluk haline gelen, devamlı tekrar edilen davranışlar dikkatle izlenmelidir.(derse geç gelme, hazırlıksız gelme, arkadaşlara ve eşyalara zarar verme, ders dışı işlerle uğraşma vb.) öğrenci ile teke tek konuşulmalıdır.

·        Öğretmen kişisel sorunlarını direkt yansıtmamalıdır. Ancak ben dilini kullanarak sorununu açıklayabilmelidir.